22 Ocak 2015 Perşembe

6 mart 2014'te bir anne doğdu...


Aslında annelik serüveni çok daha önce başladı bende. Daha benim küçük prensim karnıma düşer düşmez o bir fasulye taneciği kadarken hissettim ben anne olduğumu. Anladım önümde zorlu ama bir o kadar da harika bir yolculuk olduğunu. Hep derlerdi çok zor çocuk sahibi olmak ama eklerlerdi ardından paha biçilmez bir mucize olduğunu da…  Bu duyguyu yaşayan herkes bilir… Ve ekliyorum Allah isteyen herkese yaşatsın.
İlk olarak yediğine içtiğine dikkat ederek başlıyorsun annelik serüvenine. Sen ne yersen o da sebeplenecek diye aldığın kalorileri hesaba katmadan bebeğin için besleniyorsun artık. Meyveyle sebzeyle ilgisi, ilişkisi olmayan ben bir anda sağlıklı besinlerden bir kolaj yapıyorum soframda. Bir anda kendimi unutup oğlum için yaşamaya başlıyorum.
Öyle büyük bir sorumluluk ve öyle tarifsiz bir duygu ki daha yüzünü görmeden sevmeye başlıyorsun.
Onunla konuşuyorsun olur olmadık yerlerde… Hele ki ilk tekmesini yedin mi dünya senin oluyor. Babalar çok şanssız bence. Bu duygunun eşi benzeri yok.
Hamilelik sürecinde çok hastalandım. Mide bulantılarım çok oldu. Öyle zordu ki yemek kokularına tahammülüm yoktu. Yemek yemeyi bırak yapmak bile çok büyük bir işkence haline gelmişti. Doktorum 7 ay çekmiş mide bulantısını. Allahtan benimki 4 ay kadar sürdü. İlaç vermişti. Ama tavsiyem ilaç kullanmayın. Sabahları kalkar kalkmaz tuzlu kraker, beyaz leblebi birebir. En azından yatıştırıyor biraz. Ayrıca mide bulantılarınızı sevin. Çünkü onlar hamileliğinizin yolunda gittiği yönünde bir işaretmiş. Ben doktorumun yalancısıyım. Doktor demişken işte o husus önemli. Kendiniz olsanız her doktor olur ama iş bebeğinizin sağlığı olunca işte orda koşulsuz güven duymanız çok önemli. Bu konuda iç sesinize güvenin. Anneler hissederJ hastalıklar mide bulantısı ile kalmadı. O güne kadar dişlerinde en ufacık bir problemle karşılaşmayan ben birden çok sancılı diş problemleri yaşadım. Antibiyotik kullanmamı gerektirecek kadar. İşte o antibiyotiği içme aşaması çok zorluydu. İnternete girip baktığınızda bir sürü kirli bilgiyle dolduruyorsunuz kafanızı. Tavsiyem bakın ama çok dikkate almayın. Doktorunuza koşulsuz güvenin. Kullandım tabii ki mecburen. Enfeksiyonun yayılması bebeğimi tehlikeye sokabilirdi. Hamilelik süresince diş sancıları ara ara devam etti. Gebelik oluşmadan önce diş problemlerinizi mutlaka çözün… Yoksa benim gibi kıvranırsınız. Eğer bitti zannediyorsanız yanılıyorsunuzJ aralarda yaşadığım gripleri falan saymıyorum zaten. Hamileliğimin son dönemlerinde PUPP diye bir deri hastalığına yakalandım. Karnımın çevresi sanki itinayla çizilmiş bir harita gibiydi. Kızarmış et gibi görünüyordu. Kaşındıkça kaşındı. Kaşıdıkça kaşıdım. Geceleri gözüme uyku girmedi. Buzlarla soğuk kompres uyguladım. Yine de bana mısın demedi. Nemlendiriciler kullandım geçmedi. Sonunda soluğu doktorda aldım. Hamileliğin son dönemlerinde olabilecek bir hastalıkmış. Bebeğin doğumuyla birlikte geçecekmiş. Bir krem verdi. Onu da kullandım. Biraz rahatlattı. Ve dedikleri gibi doğum olur olmaz geçti. Korkulacak bir şey yokmuş…  Velhasıl o bu şu derken biraz hasta biraz iyi geçirdik hamilelik serüvenini. Bu kadar hastalığa rağmen sağlıklı bir oğlan dünyaya geldi. Hep derlerdi. Hamilelik hiçbir şey asıl zor olan bebek doğduktan sonra… İnanmazdım inandım bebek doğuncaJ

Sitemizin ismi ‘benim annem bir melek’. Evet, gerçekten benim annem bir melek. Ben annemin değerini bebeğimi daha kucağımı almamışken bilirdim. Ama bebeğim dünyaya geldikten sonra daha da iyi anladım. Hazır bezlerin olmadığı, doktora gitmenin bugünkü kadar da kolay olmadığı, sobalı evlerde evin ısısını ayarlamanın çok zor olduğu dönemlerde büyütmüş annelerimiz bizi. Şimdi bu bolluğun içinde işimiz aslında o kadar da zor değil. Ama melek bir anne olmanın başka yolları da var… zamanım oldukça sizin bebeğinizin de sizin için benim annem bir melek dedirtmenin sırlarını paylaşacağım. Bir sonraki yazıma kadar mutlu kalınJ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder