Aslında annelik serüveni çok daha önce başladı bende. Daha
benim küçük prensim karnıma düşer düşmez o bir fasulye taneciği kadarken
hissettim ben anne olduğumu. Anladım önümde zorlu ama bir o kadar da harika bir
yolculuk olduğunu. Hep derlerdi çok zor çocuk sahibi olmak ama eklerlerdi
ardından paha biçilmez bir mucize olduğunu da… Bu duyguyu yaşayan herkes bilir… Ve ekliyorum
Allah isteyen herkese yaşatsın.
İlk olarak yediğine içtiğine dikkat ederek başlıyorsun
annelik serüvenine. Sen ne yersen o da sebeplenecek diye aldığın kalorileri
hesaba katmadan bebeğin için besleniyorsun artık. Meyveyle sebzeyle ilgisi,
ilişkisi olmayan ben bir anda sağlıklı besinlerden bir kolaj yapıyorum
soframda. Bir anda kendimi unutup oğlum için yaşamaya başlıyorum.
Öyle büyük bir sorumluluk ve öyle tarifsiz bir duygu ki daha
yüzünü görmeden sevmeye başlıyorsun.
Onunla konuşuyorsun olur olmadık yerlerde… Hele ki ilk
tekmesini yedin mi dünya senin oluyor. Babalar çok şanssız bence. Bu duygunun
eşi benzeri yok.
Hamilelik sürecinde çok hastalandım. Mide bulantılarım çok
oldu. Öyle zordu ki yemek kokularına tahammülüm yoktu. Yemek yemeyi bırak
yapmak bile çok büyük bir işkence haline gelmişti. Doktorum 7 ay çekmiş mide
bulantısını. Allahtan benimki 4 ay kadar sürdü. İlaç vermişti. Ama tavsiyem
ilaç kullanmayın. Sabahları kalkar kalkmaz tuzlu kraker, beyaz leblebi birebir.
En azından yatıştırıyor biraz. Ayrıca mide bulantılarınızı sevin. Çünkü onlar
hamileliğinizin yolunda gittiği yönünde bir işaretmiş. Ben doktorumun
yalancısıyım. Doktor demişken işte o husus önemli. Kendiniz olsanız her doktor
olur ama iş bebeğinizin sağlığı olunca işte orda koşulsuz güven duymanız çok
önemli. Bu konuda iç sesinize güvenin. Anneler hissederJ hastalıklar mide bulantısı
ile kalmadı. O güne kadar dişlerinde en ufacık bir problemle karşılaşmayan ben
birden çok sancılı diş problemleri yaşadım. Antibiyotik kullanmamı gerektirecek
kadar. İşte o antibiyotiği içme aşaması çok zorluydu. İnternete girip
baktığınızda bir sürü kirli bilgiyle dolduruyorsunuz kafanızı. Tavsiyem bakın
ama çok dikkate almayın. Doktorunuza koşulsuz güvenin. Kullandım tabii ki
mecburen. Enfeksiyonun yayılması bebeğimi tehlikeye sokabilirdi. Hamilelik
süresince diş sancıları ara ara devam etti. Gebelik oluşmadan önce diş
problemlerinizi mutlaka çözün… Yoksa benim gibi kıvranırsınız. Eğer bitti
zannediyorsanız yanılıyorsunuzJ
aralarda yaşadığım gripleri falan saymıyorum zaten. Hamileliğimin son
dönemlerinde PUPP diye bir deri hastalığına yakalandım. Karnımın çevresi sanki
itinayla çizilmiş bir harita gibiydi. Kızarmış et gibi görünüyordu. Kaşındıkça
kaşındı. Kaşıdıkça kaşıdım. Geceleri gözüme uyku girmedi. Buzlarla soğuk
kompres uyguladım. Yine de bana mısın demedi. Nemlendiriciler kullandım
geçmedi. Sonunda soluğu doktorda aldım. Hamileliğin son dönemlerinde olabilecek
bir hastalıkmış. Bebeğin doğumuyla birlikte geçecekmiş. Bir krem verdi. Onu da kullandım.
Biraz rahatlattı. Ve dedikleri gibi doğum olur olmaz geçti. Korkulacak bir şey
yokmuş… Velhasıl o bu şu derken biraz
hasta biraz iyi geçirdik hamilelik serüvenini. Bu kadar hastalığa rağmen
sağlıklı bir oğlan dünyaya geldi. Hep derlerdi. Hamilelik hiçbir şey asıl zor
olan bebek doğduktan sonra… İnanmazdım inandım bebek doğuncaJ
Sitemizin ismi ‘benim annem bir melek’. Evet, gerçekten
benim annem bir melek. Ben annemin değerini bebeğimi daha kucağımı almamışken
bilirdim. Ama bebeğim dünyaya geldikten sonra daha da iyi anladım. Hazır
bezlerin olmadığı, doktora gitmenin bugünkü kadar da kolay olmadığı, sobalı
evlerde evin ısısını ayarlamanın çok zor olduğu dönemlerde büyütmüş annelerimiz
bizi. Şimdi bu bolluğun içinde işimiz aslında o kadar da zor değil. Ama melek
bir anne olmanın başka yolları da var… zamanım oldukça sizin bebeğinizin de
sizin için benim annem bir melek dedirtmenin sırlarını paylaşacağım. Bir
sonraki yazıma kadar mutlu kalınJ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder